Bahçe Çitinde Yükseklik: Mevzuat, Komşu ve Gölge Meselesi

Çiti ne kadar yükseltebilirsiniz? Kararı belirleyen üç şey var: yerel düzenleme, ortak sınırda komşunun payı ve yüksekliğin bahçeye düşürdüğü gölge.

İki bahçeyi ayıran çit hattı ve hattın iki yanındaki farklı bahçe düzeni

Bahçe çiti kararlarının çoğu teknik: hangi ürün, hangi renk, kaç metre. Yükseklik ise farklı bir kategori — çünkü tek başınıza verdiğiniz bir karar değil.

Yükseklik üç ayrı tarafı ilgilendiriyor. Birincisi yerel düzenleme. İkincisi sınırın öbür tarafındaki komşu. Üçüncüsü de çoğu zaman hiç düşünülmeyen taraf: bahçenin kendisi, çünkü her ek santimetre bir gölge getiriyor.

Bu yazı, o üç tarafı sırayla ele alıyor.

Mevzuat tarafında dürüst cevap

Önce net olalım: burada size bir rakam veremem, çünkü doğru rakam yok.

Çit yüksekliği konusunda yerel düzenlemeler bulunabiliyor ve bunlar birbirinden farklı. Belirleyici olan şeyler arasında parselin konumu, hattın cadde cephesinde mi yan sınırda mı olduğu, bölgenin imar durumu ve bazı yerlerde yapı ruhsatına bağlı koşullar sayılabiliyor. Bunların hepsi yere göre değişiyor.

İnternette dolaşan "bahçe çiti en fazla şu kadar olur" tarzı tek bir sayı, çoğu durumda başka bir yerin düzenlemesinden kopyalanmış oluyor ve sizin parselinizde geçerli olmayabiliyor. Yanlış bir sayıya güvenip iş yaptırmak, sonradan söktürülmesi gereken bir hat anlamına gelebiliyor.

Yapılacak şey basit: karar vermeden önce bağlı bulunduğunuz belediyeye sormak. Sorulacak soru da kısa — "şu adreste, yan komşu sınırına / cadde cephesine çit yaptıracağım, yükseklik konusunda bir kısıt var mı?"

Site içindeyseniz ikinci bir belge daha var: yönetim planı. Site içi bahçelerde çit, cephe bütünlüğünü ilgilendiren bir müdahale sayılabiliyor ve yönetim onayı gerekebiliyor. Bu, mevzuattan ayrı ve çoğu zaman daha bağlayıcı bir kısıt.

Komşu tarafı: hattın yeri her şeyi değiştiriyor

Mevzuat kadar önemli ikinci konu, hattın tam olarak nereye kurulduğu. Burada iki ayrı senaryo var ve sonuçları bambaşka.

Sınırın üstüne kurulan hat. İki parselin ortak sınırına oturuyor, dolayısıyla iki tarafı birden ilgilendiriyor. Ürün seçimi, yükseklik, hangi yüzün hangi tarafa bakacağı ve masrafın nasıl paylaşılacağı — hepsi ortak karar konusu. Avantajı, kimsenin kendi parselinden yer kaybetmemesi.

Kendi parselinizin içine kurulan hat. Sınırdan birkaç santim geride, tamamen kendi tarafınızda duruyor. Karar tamamen sizin; ürün, yükseklik ve yön için kimseye sormak gerekmiyor. Bedeli, o birkaç santimlik şeridi kaybetmek — ki pratikte hiçbir bahçede hissedilmiyor.

Uygulamada ikinci seçenek, sonradan çıkabilecek tartışmaların büyük bölümünü baştan kapatıyor. Özellikle uzun hatlarda bunun bir sebebi daha var: montaj boyunca biriken küçük ölçü sapmaları, hattın bir ucunda sınır üzerinde başlayıp diğer ucunda karşı tarafa geçmiş olabiliyor. Kendi tarafınızda bıraktığınız birkaç santimlik pay, bu kaymayı içine alıyor. Sapmanın nasıl biriktiği bahçe çitinde ölçü toleransı ve kümülatif sapma yazımızda ele alınıyor.

Masraf paylaşımı önceden yazılıyor

Ortak sınırda en sık yaşanan anlaşmazlık teknik değil mali: kim ne kadar ödeyecek?

Paylaşım, tarafların anlaşmasına bağlı bir konu. Ama anlaşmanın ne zaman yapıldığı belirleyici: işten önce yapılan bir konuşma pazarlık, işten sonra yapılan bir konuşma tahsilat girişimi oluyor.

Önceden konuşulması gereken dört başlık var.

Hangi ürün. Paylaşımlı bir işte ürün seçimi de paylaşımlı. Bir taraf daha ekonomik bir ürün isterken diğeri daha iyisini istiyorsa, fark kimin üzerinde kalacak?

Yükseklik. Mahremiyet isteyen taraf yüksek hat isterken, gölgeden çekinen taraf alçak isteyebiliyor. Bu, ortadan bölünecek bir konu değil — bir karar verilmesi gerekiyor.

Yön. Ürünün iki yüzü farklıysa hangi yüzün hangi tarafa bakacağı konuşuluyor. Panel çitte bu fark küçük; çim çit ve yeşil kaplama gibi tek yönlü ürünlerde ise belirgin.

Bakım. Yıllar sonra bir onarım gerektiğinde sorumluluk kimde olacak? Bu, en çok atlanan ama en uzun vadeli başlık.

Dördü de bir sayfaya sığıyor ve imzalı olması gerekmiyor — yazılı olarak paylaşılmış olması bile hafızaya güvenmekten çok daha sağlam.

Mevcut bir hattı yükseltmek: aynı sorular yeniden soruluyor

Sıfırdan kurulacak bir hat için geçerli olan her şey, kurulu bir hattı yükseltmek için de geçerli — üstelik bir konu daha ekleniyor.

Mevzuat ve komşu tarafı değişmiyor. Yıllar önce kurulmuş bir hattın yükseltilmesi yeni bir müdahale sayılıyor; "zaten vardı" gerekçesi ek yükseklik için geçerli olmuyor. Ortak sınırdaki bir hatta komşuyla yapılan ilk anlaşma da yeni yüksekliği kapsamıyor.

Eklenen konu taşıma kapasitesi. Mevcut direkler ve temelleri, bugünkü yüksekliğe göre kurulmuştu. Yükseklik arttığında hattın zemine aktardığı kuvvet de artıyor ve mevcut temel bu yeni yükü kaldırmayabiliyor. Karar vermeden önce bakılacak ilk şey ürün değil, mevcut direklerin oynayıp oynamadığı: elle bastırıldığında dipten hareket eden bir direk varsa, hat şu anki yükü bile tam karşılamıyor demektir.

Gölge hesabı yeniden yapılıyor. Mevcut hattın gölgesine alışmış bir bahçede, yükseklik artınca bant genişliyor ve daha önce güneş alan bir şerit gölgede kalıyor. Bu, özellikle sebze yatağı ya da çiçek bordürü o şeritteyse fark ediliyor.

Görsel süreklilik korunuyor. Yükseltme sırasında eklenen bölüm, mevcut hattın ürünüyle aynı olmalı. Farklı göz aralığı ya da farklı ton, hat boyunca yatay bir çizgi oluşturuyor ve sonradan eklendiği hemen belli oluyor. Ürün bilgisi ilk kurulumdan saklanmışsa bu sorun doğmuyor.

Yükseltme kararı çoğu zaman "hattın tamamı" olarak düşünülüyor; oysa ihtiyaç genellikle tek bir cephede. Yalnız o cephenin yükseltilmesi hem maliyeti hem yük artışını sınırlıyor ve geçiş bir köşeye denk getirildiğinde görsel olarak da sorun çıkarmıyor.

Cadde cephesinde kurallar daha sıkı olabiliyor

Aynı bahçenin farklı kenarları aynı değerlendirmeye tabi olmayabiliyor. Yan komşu sınırında serbest olan bir yükseklik, cadde cephesinde farklı ele alınabiliyor.

Sebebi görüş güvenliği. Bir parselin yola bakan kenarı, araç ve yaya görüşünü etkiliyor. Özellikle köşe parsellerde ve çıkış noktalarında yüksek ve kapalı bir hat, kavşağa yaklaşan aracın görüşünü kapatabiliyor. Bu, estetik bir tercih değil güvenlik konusu ve düzenlemelerin en sık müdahale ettiği nokta.

Pratikte bahçe girişinin iki yanında kalan kısa bölümler bu yüzden daha alçak ya da daha geçirgen bırakılıyor. Araç çıkarırken sağa sola bakış açısının kapanmaması, günlük kullanımda da fark ediliyor.

İkinci bir konu daha var: cadde cephesi bahçenin görünen yüzü. Buradaki hat, mahremiyetten çok bahçenin dışarıdan nasıl göründüğünü belirliyor. Tamamen kapalı bir cephe bahçeyi sokaktan koparıyor; geçirgen bir cephe ise içerideki yeşili sokağa gösteriyor. İkisi de meşru tercih ama farklı bir sonuç veriyor.

Bu yüzden cadde cephesinde sorulacak soru "en yükseği ne kadar" değil, "burada ne istiyorum" oluyor: kapalılık mı, görünürlük mü?

Manzarayı kaybetmek: geri alınamayan karar

Mahremiyet tartışmasında neredeyse hiç konuşulmayan bir bedel var: yükselen hat, bahçeden görünen manzarayı da kesiyor.

Ankara çevresindeki eğimli parsellerde bu özellikle geçerli. Bahçeden vadiye, ağaçlık bir yamaca ya da açık bir ufka bakılıyorsa, o manzara parselin en değerli özelliği olabiliyor. Mahremiyet için yükseltilen bir hat, rahatsız eden bakışı keserken istenen görüntüyü de kapatıyor.

İkisi çoğu zaman aynı yönde değil — ve bu, çözümü mümkün kılıyor.

Cephe ayrıştırması. Rahatsız eden bakış hangi kenardan geliyorsa yalnız o kenar yükseltiliyor; manzaraya bakan kenar alçak ve geçirgen bırakılıyor. Bahçe hem kapalı hem açık kalabiliyor.

Geçirgen ürün seçimi. Manzara yönünde kapalı bir yüzey yerine görüşü kesmeyen bir hat kullanmak, sınırı korurken görüntüyü bırakıyor.

Yükseklik yerine konum. Oturma alanı manzaraya bakan kenara, rahatsız eden bakıştan uzak bir noktaya kurulduğunda, hattın yükseltilmesine gerek kalmayabiliyor.

Karar verirken sorulacak soru şu: bu hattı yükseltirsem neyi kaybediyorum? Gölge geri kazanılabilir bir kayıp — hat alçaltılabiliyor. Ama alışılmış bir manzaranın kapanması, sonradan fark edildiğinde çok daha rahatsız edici oluyor ve düzeltmesi hattın sökülmesini gerektiriyor.

Bu yüzden yükseltme kararı verilmeden önce, planlanan yükseklikte bir sırıkla oturma alanından bakmak — on saniyelik bir kontrol — sonradan pişman olunacak kararların çoğunu baştan eliyor.

Anlaşmazlık çıkarsa ne oluyor

Komşuluk konularında en pahalı yol, işi yaptıktan sonra tartışmaya başlamak. Sökülen bir hattın maliyeti yalnız malzeme değil; kazılan zemin, bozulan bahçe ve harcanan zaman da hesaba giriyor.

En sık çıkan üç konu şu: hattın sınırı birkaç santim aşması, yüksekliğin konuşulandan farklı çıkması ve ürünün arka yüzünün komşu tarafa bakması.

Üçünün de ortak özelliği, montaj öncesinde konuşulsa hiç doğmayacak olması.

Sınır konusunda en sağlam yol, hattı kendi tarafınıza çekmek. Birkaç santimlik pay hem ölçü sapmasını içine alıyor hem tartışmayı imkânsız kılıyor.

Yükseklik konusunda çözüm fiziksel gösterim: konuşurken bir sırık tutup "buraya kadar gelecek" demek, sayı söylemekten çok daha net. Özellikle kot farkı olan bahçelerde bu gösterim zorunlu.

Yön konusunda karar önceden veriliyor ve ürün ona göre sipariş ediliyor. Sonradan çevirmek, hattın sökülüp yeniden kurulması demek.

Bunların hiçbiri hukuki bir süreç gerektirmiyor; hepsi iletişimsel. Ama iletişim montajdan önce kurulduğunda işe yarıyor.

Yükseklik, bakım yükünü de değiştiriyor

Yüksek bir hattın maliyeti satın alma anında bitmiyor; yıllar içinde birkaç kalemde daha kendini gösteriyor.

Rüzgâr yükü artıyor. Yüzey büyüdükçe hatta binen kuvvet artıyor ve bu, direklerin zemine aktardığı yükü büyütüyor. Yeterli temelle kurulmuş bir hatta sorun çıkmıyor; sınırda kurulmuş bir hatta ise yükseklik farkı zamanla oynamaya dönüşüyor.

Temizlik alanı büyüyor. Toz, yaprak ve örümcek ağı tutan yüzey aynı oranda artıyor. Boyalı hatlarda yıllık temizlik işi belirgin biçimde uzuyor.

Bitki baskısı artıyor. Yüksek bir hatta tırmanıcı bitkiler daha çok tutunma alanı buluyor. Bu istenen bir şeyse avantaj; istenmiyorsa yıllık budama işi büyüyor.

Onarım zorlaşıyor. Alçak bir hatta elle ulaşılabilen noktalara, yüksek hatta merdivenle çıkılıyor. Küçük bir rötuş bile ayrı bir hazırlık gerektiriyor.

Bu kalemlerin hiçbiri yükseltmeye karşı bir argüman değil — yalnız kararın bugünkü fiyattan ibaret olmadığını gösteriyor. Hattın uzun vadeli davranışı panel çit galvaniz ve boya ömrü yazımızda ele alınıyor.

Kiracıysanız karar sizin değil

Bahçeli bir evde kiracıysanız, çit yükseltmek doğrudan mülke müdahale anlamına geliyor ve mülk sahibinin bilgisi dışında yapılmaması gereken bir iş.

Bunun iki pratik sonucu var. Birincisi izin: yapılacak işin ne olduğu, hattın nereye kurulacağı ve maliyetin kimde kalacağı önceden konuşuluyor. İkincisi kalıcılık: taşınırken sökülüp götürülebilecek bir çözüm mü, yoksa mülkte kalacak bir yatırım mı?

Kalıcı bir hat kuruluyorsa maliyetin paylaşımı gündeme gelebiliyor — sonuçta değer mülkte kalıyor. Geçici bir çözüm isteniyorsa zemine betonlanmayan, ayaklı ya da mevcut bir yapıya bağlanan sistemler daha uygun.

Her iki durumda da yükseklik kararı yine aynı üç tarafa bakıyor: mevzuat, komşu ve gölge. Kiracı olmak bu üçünü değiştirmiyor, yalnız dördüncü bir tarafı — mülk sahibini — ekliyor.

Bahçe çitinin öğleden sonra bahçe içine düşürdüğü gölge bandı

Gölge: kendi bahçenize düşen bedel

Yükseklik tartışmasının en az konuşulan tarafı bu ve tamamen sizi ilgilendiriyor.

Bir çit hattı, yüksekliğiyle orantılı bir gölge bandı oluşturuyor. Bandın nereye düştüğünü belirleyen şey ise hattın yönü.

Bahçenin güneyinde uzanan hat gölgeyi kendi bahçenize düşürüyor. Yükseklik arttıkça bant genişliyor ve gün boyunca bahçenin o şeridi güneş almıyor. Sebze yetiştirilen, çiçek dikilen ya da oturma alanı planlanan bir bahçede bu gerçek bir kayıp.

Bahçenin kuzeyinde uzanan hat kendi bahçenizi neredeyse hiç etkilemiyor; gölge karşı tarafa düşüyor. Komşuluk açısından dikkat gerektiren yön bu.

Doğu ve batı hatları günün belirli saatlerinde gölge veriyor. Batıdaki bir hat öğleden sonra gölge yapıyor — ki yaz akşamlarında bu çoğu zaman istenen bir şey.

Pratik yöntem: karar vermeden önce birkaç gün, sabah-öğle-akşam olmak üzere üç kez bahçeye çıkıp mevcut gölgelerin nereye düştüğünü gözlemlemek. Planlanan yükseklik mevcut hattın iki katıysa, gölge bandı da kabaca iki katı genişliyor. Bu gözlem on dakika alıyor ve sonradan "bahçe karardı" demekten çok daha ucuz.

Gölgeden etkilenecek bir alan varsa iki çıkış yolu var: hattı biraz geriye çekmek ya da o bölümde yüksekliği düşürüp mahremiyeti bitki perdesiyle sağlamak. İkincisi için tür seçimi ve mesafe çit bitkisi ve canlı çit yazımızda ele alınıyor.

Kot farkı: iki taraf farklı bir sayı konuşuyor olabilir

İki bahçe aynı seviyede değilse yükseklik tartışması karışıyor, çünkü ölçümün hangi taraftan yapıldığı sonucu değiştiriyor.

Alçakta kalan bahçeden bakıldığında hat yüksek görünüyor; yukarıdaki bahçeden bakıldığında aynı hat alçak kalıyor. Aynı çit, iki taraf için iki farklı yükseklik demek.

Bunun iki pratik sonucu var.

Mevzuat değerlendirmesinde hangi kottan ölçüldüğü belirleyici olabiliyor; bu, belediyeye sorarken belirtilmesi gereken bir ayrıntı.

Komşu görüşmesinde taraflar farkında olmadan farklı sayıları konuşuyor olabiliyor. "150 santim yapalım" cümlesi, iki bahçe arasında yarım metre kot farkı varsa iki tarafta çok farklı bir şeye karşılık geliyor. Konuşma sırasında hattın nereye kadar geleceğini fiziksel olarak işaretlemek — bir sırık, bir ip — bu yanlış anlamayı tamamen ortadan kaldırıyor.

Kot farklı hatlarda çitin nasıl kademelendiği ve hangi noktada kot değişiminin ele alındığı eğimli arazide panel çit yazısının konusu.

Yukarıdan gelen bakışa karşı yükseklik çözüm değil

Mahremiyet için yükseklik artırmak, ancak bakış aynı kottan geliyorsa işe yarıyor.

Komşu bahçe sizinkinden yüksekteyse bakış açısı yukarıdan aşağı geliyor ve hiçbir makul çit yüksekliği bu açıyı kapatmıyor. Aynı şey karşıdaki çok katlı bir yapı için de geçerli — oradan gelen bakışa karşı çit bir şey yapmıyor.

Bu durumlarda gerçekten işe yarayan üç yaklaşım var ve hiçbiri hattı yükseltmek değil.

Oturma alanını taşımak. Bahçenin bakış hattı dışında kalan bir köşesine kurulan bir oturma alanı, çitle uğraşmadan sorunu çözüyor.

Üstten kapatmak. Pergola, gölgelik ya da olgun bir ağaç tacı, yukarıdan gelen bakışı kesen tek şey.

Bakış hattına bitki koymak. Çit hattında değil, bakan noktayla oturma alanı arasındaki yerde konumlandırılan bir çalı grubu ya da ağaç, doğru noktada perde oluşturuyor.

Yükseklik artırma kararından önce sorulacak soru şu: rahatsız eden bakış nereden geliyor? Cevap "yandan" ise çit çözüyor; "yukarıdan" ise çözmüyor ve harcanan para karşılığını vermiyor.

Yüksekliğin bahçe içindeki görsel etkisi

Mevzuat ve komşu bir yana, yükseklik bahçenin nasıl hissettirdiğini de değiştiriyor.

Yüksek ve kapalı bir hat, küçük bahçelerde alanı daha da küçük gösteriyor. Göz sınıra takılıyor ve bahçenin derinliği kayboluyor. Aynı bahçede daha alçak ya da daha geçirgen bir hat, dışarıdaki yeşili içeri katarak alanı büyütüyor.

Bu yüzden küçük bahçelerde çözüm çoğu zaman "yüksek çit" değil, doğru yerde yüksek çit oluyor: yalnız rahatsız eden cepheye yüksek hat, kalan kenarlara alçak ve geçirgen hat. Dar alanlarda çit seçiminin görsel etkisi küçük bahçede çit seçimi yazımızda ayrıntılı işleniyor.

Renk de bu denklemin parçası. Koyu tonlu bir hat arka plana çekiliyor ve daha az fark ediliyor; açık ve parlak bir hat öne çıkıyor ve aynı yükseklikte daha baskın duruyor. Renk seçiminin bahçeyle ilişkisi çit rengi bahçeyle nasıl uyumlanır yazısının konusu.

Cephe cephe farklı yükseklik meşru

Bütün hattın aynı yükseklikte olması gerektiği yaygın bir varsayım ve çoğu bahçede gereksiz.

Her kenarın işlevi farklı. Komşuya bakan cephe mahremiyet istiyor olabilir; arka arazi sınırı yalnız sınır belirlemek için var; cadde cephesinde ise görünürlük istenebiliyor. Üçünü aynı yükseklikte yapmak hem bütçeyi gereksiz büyütüyor hem gölgeyi gerekmediği yerde artırıyor.

Yükseklik değişimi bir köşede yapıldığında görsel olarak sorun çıkarmıyor — köşe zaten bir kırılma noktası. Düz bir hattın ortasında yapılan yükseklik değişimi ise yarım kalmış bir iş izlenimi veriyor.

Bu yaklaşımın ikinci bir faydası da var: bütçe hattın tamamına yetmiyorsa, yüksekliği cepheye göre ayarlamak etaplamaya gerek bırakmadan maliyeti düşürüyor. Bütçe hesabının bütünü bahçe çiti bütçesi: 100 metre hat ne tutar yazısında ele alınıyor.

Kapı, hattın yükseklik kuralının dışında kalıyor

Hat yüksek olsa bile kapı çoğu zaman aynı yükseklikte yapılmıyor ve bunun pratik sebepleri var.

Yüksek bir kanat ağırlaşıyor; menteşeye binen yük artıyor ve kapı zamanla sürtmeye başlıyor. Ayrıca yüksek kanat rüzgârda yelken gibi davranıyor ve açıkken savrulabiliyor.

Buna karşılık kapı, hattın en zayıf noktası olmaya da aday: hat 180 santimken kapı 120 santimse, aşılacak yer bellidir. Güvenlik gerçek bir gündemse kapı hattan belirgin biçimde alçak bırakılmamalı.

Denge genellikle şurada kuruluyor: kapı hatla aynı yükseklikte ama daha hafif bir kurguyla — daha ince çerçeve, daha geçirgen dolgu. Kapı ve hat uyumunun tasarım tarafı bahçe girişi tasarımı: kapı ve çit uyumu yazısında ele alınıyor.

Karar sırası

Bütün bunları bir sıraya koyduğumuzda yükseklik kararı şöyle veriliyor.

Önce ihtiyaç tanımlanıyor. Rahatsız eden şey ne — bakış mı, geçiş mi, hayvan mı, yoksa yalnız sınır belirsizliği mi? Her birinin cevabı farklı bir yükseklik.

Sonra bakışın yönü ölçülüyor. Oturma alanına oturup rahatsız eden noktaya bakmak ve görüş hattının nereden geçtiğini işaretletmek. Çıkan ek yükseklik, çoğu zaman tahmin edilenden az.

Sonra kısıtlar soruluyor. Belediye ve varsa yönetim planı.

Sonra komşu konuşuluyor — eğer hat ortak sınırdaysa.

En son gölge kontrol ediliyor ve gerekirse cephe bazında yükseklik ayrıştırılıyor.

Bu sıra izlendiğinde ortaya çıkan yükseklik, hem işlevi karşılayan hem de gereksiz maliyeti ve gölgeyi getirmeyen en düşük değer oluyor. Ürün tarafındaki yükseklik seçimi ise ayrı bir konu ve panel çit yüksekliği nasıl seçilir yazımızda teknik yönüyle ele alınıyor.

Sıranın tersine işlemesi en yaygın hata: önce bir yükseklik sayısına karar verilip sonra o sayının mümkün olup olmadığı araştırılıyor. Bu yolda mevzuat bir engel gibi görünüyor, komşu bir zorluk gibi görünüyor ve gölge de montajdan sonra fark edilen bir sürpriz oluyor. Oysa üçü de karar aşamasında ele alındığında kısıt değil, doğru yüksekliği bulmaya yarayan birer ölçüt haline geliyor.

Bahçe düzenlemesi de gündemdeyse çit yüksekliği bütün planın parçası olarak ele alınabiliyor: gölge bandının nereye düşeceği bitki yerleşimini, hattın yönü oturma alanının konumunu ve kapı yeri yürüme aksını etkiliyor. Bu kararlar ayrı ayrı verildiğinde birbirini bozuyor, birlikte verildiğinde ise aynı plan içinde çözülüyor. Peyzaj uygulama hizmetimizde çit hattı, bu sebeple bahçe planının ilk çizilen öğelerinden biri oluyor.

WhatsApp0545 682 87 07